Dünyadaki ALS Gelişmelerini Türkçe Takip Edin

Klinik çalışmalar, araştırmalar, ilaç gelişmeleri, haberler. Dünyadaki ALS literatürünü yapay zeka desteğiyle sade bir Türkçe'ye taşıyoruz.

Bilimsel Gelişmeler

En son araştırmalar, klinik çalışmalar ve onaylanan ilaçlar.

Tümünü Gör
HAFTANIN ÖNE ÇIKANI 23/10/2026

ALS'de Plazma Lipidomu Düzensizleşir ve Yaşam Boyu Yağlanma Poligenik Riski ile İlişkilidir

Bu çalışma, ALS hastalarında vücut yağlanmasına (adipozite) genetik yatkınlığın, vücudun yağ metabolizmasını (lipidleri) nasıl etkilediğini incelemiştir. Araştırmacılar, ALS hastalarının kanındaki yağ türlerini (lipidleri) sağlıklı kişilerin kanındaki yağ türleriyle karşılaştırmıştır. Sonuçlara göre, ALS hastalarında kanda birçok farklı yağ türünün dengesinin bozulduğu bulunmuştur. Özellikle, bazı yağ asitlerinin (asilkarnitinler) önemli ölçüde azaldığı ve diğer yağ türlerinde de değişiklikler olduğu gözlenmiştir. Bu değişikliklerden üç tanesi (C10:0, C12:0 ve C18:2 adlı asilkarnitinler), ALS'yi teşhis etmede %95.8 oranında doğrulukla yardımcı olabilecek bir 'parmak izi' oluşturmuştur. Çalışma ayrıca, vücut yağlanmasına genetik yatkınlığı olan kişilerde ALS'deki yağ metabolizması bozukluklarının farklı şekillerde ortaya çıkabileceğini düşündürmektedir. Bu bulgular, ALS'nin neden olduğu metabolik sorunları daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir. --- Doktor Özeti: Bu çalışma, adipoziteye genetik yatkınlığın Amiyotrofik Lateral Skleroz (ALS) üzerindeki etkisini spesifik lipid metabolik yolları aracılığıyla araştırmayı hedeflemiştir. 104 ALS hastası ve 78 yaş ve cinsiyet eşleşmeli kontrol grubundan alınan plazma örneklerinde kütle spektrometrisi tabanlı kantitatif lipidomik analizler yapılmıştır. Doğum ağırlığı, vücut yağ yüzdesi, apendiküler yağsız kütle ve tüm vücut yağsız kütle için yaşam boyu adipozite poligenik risk skorları (PRS) oluşturulmuştur. ALS hastalarında kontrollere kıyasla yaygın lipid düzensizliği gözlenmiştir. Yetmiş sekiz lipid türü anlamlı derecede değişmiş olup (FDR < 0.05, |Cohen's d| > 1.0), bu durum asilkarnitinlerde (%75'i) belirgin bir azalma ve sfingolipid ile gliserofosfolipid alt sınıflarında belirgin kaymalarla karakterizedir. Üç asilkarnitinden (C10:0, C12:0 ve C18:2) oluşan bir aday panel, beş katlı analiz ve her eğitim katında tekrarlanan özellik seçimi kullanılarak 0.958'lik genel bir kat dışı AUC değeri vermiştir. Keşifsel PRS-hastalık durumu analizleri, 13 asilkarnitin dahil 16 nominal etkileşim sinyali tanımlamıştır; ancak lipidlerin PRS ile ALS riski arasında anlamlı bir aracı etkisi saptanmamıştır. Bu bulgular, ALS ile ilişkili güçlü plazma lipid değişikliklerini ortaya koymakta ve adipoziteye genetik yatkınlığın ALS'deki lipid metabolik bozukluklarının paternini şekillendirebileceğini düşündürerek hastalığın metabolik patofizyolojisine yeni bakış açıları sunmaktadır. Önemli Bulgular: ALS hastalarında plazma lipidomunda yaygın ve belirgin düzensizlikler mevcuttur. Asilkarnitinlerdeki belirgin azalma (%75) ve sfingolipid/gliserofosfolipid alt sınıflarındaki kaymalar, ALS'ye özgü lipid profilini oluşturmaktadır. Üç asilkarnitinden (C10:0, C12:0 ve C18:2) oluşan bir panel, ALS tanısında yüksek potansiyele sahip bir biyobelirteç adayıdır (AUC 0.958). Adipoziteye genetik yatkınlık, ALS'deki lipid metabolik bozukluklarının paternini etkileyebilir, ancak lipidlerin genetik risk ile ALS riski arasında doğrudan bir aracı etkisi saptanmamıştır. Bu bulgular, ALS'nin metabolik patofizyolojisine dair yeni mekanistik anlayışlar sunmaktadır.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANI 23/10/2026

Miyozit Spesifik Antikorları Olan Genç Bir Kadında, Enflamatuar Miyopati Olarak Yanlış Tanılanmış Alt Motor Nöron Hastalığı

30 yaşında bir kadın, üç yıldır boyun ve kol-bacaklarında yavaş ilerleyen bir güçsüzlük yaşıyordu. Başlangıçta kas iltihabı (enflamatuar miyopati) teşhisi konuldu ve bu duruma özgü bazı antikorlar (anti-Mi-2β ve anti-EJ) bulundu. Tedavilere rağmen durumu düzelmedi, aksine kas erimesi ve güçsüzlük arttı. Tekrar yapılan değerlendirmelerde, kas iltihabı değil, sinir hücrelerini etkileyen bir hastalık (alt motor nöron hastalığı) olduğu anlaşıldı. Bu durum, ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz) ile uyumlu bir tablo çiziyordu. Yanlış teşhis nedeniyle verilen ilaçlar kesildi ancak güçsüzlük ilerlemeye devam etti ve yaklaşık altı ay sonra solunum cihazına bağlanması gerekti. Bu vaka, kas iltihabı sanılan bir hastalığın, tedavilere rağmen kötüleşmesi durumunda başka bir tanının düşünülmesi gerektiğini gösteriyor. --- Doktor Özeti: Bu vaka, 30 yaşında, üç yıldır yavaş ilerleyen boyun ve proksimal ekstremite güçsüzlüğü ile başvuran bir kadını sunmaktadır. Başlangıçta orta derecede kreatin kinaz yüksekliği, anti-Mi-2β ve anti-glycyl-tRNA synthetase (EJ) pozitifliği ile elektrofizyolojik ve kas biyopsi bulguları enflamatuar miyopati olarak yorumlanmış ve polimiyozit tanısı ile çoklu immünosüpresif tedaviler başlanmıştır. Ancak, biyokimyasal iyileşmeye (kreatin kinaz normalleşmesi) rağmen klinik kötüleşme, güçsüzlük ve kas atrofisi ilerlemiştir. Yeniden değerlendirmede yaygın atrofi, hiporefleksi, yaygın ekstremite ve dil fasikülasyonları ile korunmuş duyu saptanmıştır. Sinir iletim çalışmaları belirgin motor amplitüd azalması, tekrarlanan kas biyopsisi ise şiddetli kronik nörojenik atrofi göstermiştir. Genetik testte belirsiz anlamlılıkta heterozigot FIG4 p.Arg197Cys varyantı tespit edilmiştir. Alt motor nöron disfonksiyonu birden fazla anatomik bölgede gösterilmiş ve genel klinik ve elektrofizyolojik bulgular, Gold Coast tanısal çerçevesine göre alt motor nöron predominant fenotipli amyotrofik lateral skleroz (ALS) ile uyumlu bulunmuştur. İmmünosüpresyon kesilmiş, ancak güçsüzlük ilerlemiş ve hasta yaklaşık altı ay sonra mekanik ventilasyon gereksinimi duymuştur. Vaka, enflamatuar miyopati düşünülen durumlarda, biyokimyasal iyileşmeye ve yeterli immünosüpresyona rağmen klinik ilerleme ve nörojenik özelliklerin ortaya çıkması durumunda tanının yeniden gözden geçirilmesinin kritik önemini vurgulamaktadır. Önemli Bulgular: Enflamatuar miyopati tanısı konulan hastalarda, immünosüpresif tedaviye rağmen klinik kötüleşme ve kas atrofisi ilerlemesi durumunda alternatif nöromüsküler hastalıklar düşünülmelidir. Kreatin kinaz normalleşmesine rağmen güçsüzlük ve kas erimesinin devam etmesi, miyopatik bir süreçten ziyade nörojenik bir patolojiyi işaret edebilir. Yaygın fasikülasyonlar, hiporefleksi ve motor amplitüdlerde belirgin azalma ile korunmuş duyu, alt motor nöron hastalığına (özellikle ALS'nin bir fenotipine) güçlü bir şekilde işaret eder. Tanısal süreçte, özellikle atipik seyirli vakalarda, tekrar eden elektrofizyolojik çalışmalar ve kas biyopsileri ile genetik testler ayırıcı tanıda kritik rol oynar. Miyozit-spesifik antikorların varlığı, her zaman primer bir enflamatuar miyopatiyi garanti etmez; eşlik eden veya yanlış yorumlanan nörojenik süreçler olabileceği akılda tutulmalıdır.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANI 22/10/2026

ALS Tanısı için Hedefli RNA-Seq Geliştirilmesi

ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz) hastalığının genetik nedenini bulmak, hastaların özel tedavilere ulaşmasını sağlayabilir. Ancak, birçok ALS hastasında hastalığın genetik nedeni tam olarak belirlenememekte veya bulunan genetik değişikliklerin hastalığa yol açıp açmadığı kesin olarak anlaşılamamaktadır. Özellikle genlerin çalışma şeklini etkileyen değişiklikler (eklenme sorunları) bu belirsizliğe neden olmaktadır. Bu tür değişiklikleri doğrulamak için kullanılan mevcut testler uzun sürmekte ve her hasta veya gen için ayrı ayrı düzenlenmesi gerekmektedir. Bu çalışma, 'RNA dizileme' adı verilen yeni ve daha kapsamlı bir test yöntemi geliştirmeyi hedeflemektedir. Bu yeni yöntem, birçok genin çalışma şeklini aynı anda inceleyerek, hastalığa neden olan genetik değişiklikleri daha hızlı ve doğru bir şekilde belirleyebilir. Böylece, hastaların tanısı daha iyi konulabilecek ve gelecekte kişiye özel tedavi seçenekleri için daha net bilgiler sağlanabilecektir. --- Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) için genetik tanı, hedefe yönelik tedavi yollarını açma potansiyeline sahiptir. Ancak, birçok ailesel ALS formu genetik olarak tanı alamamakta veya tespit edilen varyantların (VUS) klinik anlamı belirsiz kalmaktadır. Özellikle eklenmeyi (splicing) etkileyen bu varyantların patojenik doğrulukları, in silico araçlarla tahmin edilse de, yalnızca hastanın RNA analizi ile kesinleşebilir. Mevcut moleküler tanı süreci, C9ORF72 genindeki GGGGCC genişlemesinin RP-PCR ile aranması ve ardından ALS ile ilişkili 30 genlik bir panelin yüksek verimli dizileme (NGS) ile analizini içermektedir. Eklenmeyi etkileyen varyantların doğrulanması için kullanılan RT-PCR ve Sanger dizileme yöntemleri, zaman alıcı, özelleştirilmiş ve mutasyon/gen/hasta bağımlı dezavantajlara sahiptir. Bu çalışma, yüksek verimli RNA dizilemenin (RNA-Seq) bu sınırlamaları aşarak çok sayıda genin eklenmesini eş zamanlı ve global bir yaklaşımla analiz edebileceğini öne sürmektedir. RNA-Seq, özelleştirilmiş primer tasarımına gerek kalmadan tüm transkriptleri yakalar ve ekson atlaması, intron dahil edilmesi ve füzyon transkriptleri gibi ek bilgiler sağlar. GTEx projesi verilerine göre, Nîmes Üniversite Hastanesi'nde rutin olarak analiz edilen 30 ALS geninden 25'inin RNA-Seq ile tam analize uygun olduğu belirtilmiştir. Fransa'da henüz hiçbir laboratuvarın RNA-Seq'i rutin ALS tanısında kullanmadığı göz önüne alındığında, yılda 600'den fazla genetik tanı talebi alan bu laboratuvarın amacı, ALS genlerinin RNA transkriptlerini analiz etmek için global bir yöntem geliştirerek mutasyonları kategorize etmek ve hastaların tanısal yönetimini iyileştirmektir. Önemli Takip Edilecek Noktalar: - ALS'nin genetik tanısında belirsiz anlamlı varyantlar (VUS) ve eklenme (splicing) sorunları önemli bir zorluk teşkil etmektedir. - Mevcut VUS doğrulama yöntemleri (RT-PCR ve Sanger dizileme) zaman alıcı, özelleştirilmiş ve sınırlamalara sahiptir. - Yüksek verimli RNA dizileme (RNA-Seq), ALS genlerinin eklenmesini global ve kapsamlı bir şekilde analiz ederek tanısal verimliliği artırma potansiyeline sahiptir. - RNA-Seq, ekson atlaması, intron dahil edilmesi ve füzyon transkriptleri gibi DNA dizileme ile elde edilemeyen ek bilgiler sunar. - Çalışmanın amacı, ALS genlerinin RNA transkriptlerini analiz etmek için global bir yöntem geliştirerek mutasyonları kategorize etmek ve hastaların tanısal yönetimini iyileştirmektir. - Fransa'da RNA-Seq henüz rutin ALS tanısında kullanılmamaktadır, ancak bu çalışma bu yönde bir adım atmayı hedeflemektedir.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANI 21/10/2026

Plazma Proteomik İmzaları, Yeni Başlayan ALS'yi Öngörür: C9orf72 Genişlemesine Göre Tabakalandırılmış Prospektif Bir Çalışma

Bu çalışma, ALS (Amiyotrofik Lateral Skleroz) hastalığının başlangıcını erken dönemde tahmin edebilecek kan testleri bulmayı amaçlamıştır. Bilim insanları, İngiltere'deki büyük bir veri bankasından 50.000'den fazla kişinin kanındaki yaklaşık 3000 farklı proteini ortalama 11 yıldan uzun bir süre boyunca takip etti. Bu süre zarfında ALS gelişen kişilerdeki protein değişiklikleri incelendi. Sonuçlar, bazı kan proteinlerinin, özellikle NEFL adlı bir proteinin, ALS riskini önceden tahmin edebileceğini gösterdi. Bu proteinin seviyeleri, ALS tanısı konulmadan yaklaşık 9 yıl önce yükselmeye başlıyor ve hastalığın belirtileri ortaya çıkmadan 1-2 yıl önce en yüksek seviyeye ulaşıyor. Çalışma ayrıca, ALS'nin farklı genetik tipleri (C9orf72 ile ilişkili olanlar ve olmayanlar) için farklı proteinlerin önemli olabileceğini de ortaya koydu. Bu proteinler, yaş ve cinsiyet bilgisiyle birleştirildiğinde, ALS'yi 3, 5 ve 10 yıl öncesinden yüksek doğrulukla tahmin edebiliyor. Bu bulgular, ALS'nin daha erken teşhis edilmesine, risk altındaki kişilerin belirlenmesine ve gelecekte hastalığa yönelik daha etkili ve kişiselleştirilmiş tedavilerin geliştirilmesine yardımcı olabilir. --- Doktor Özeti: Bu prospektif kohort çalışması, UK Biobank'tan 52.584 katılımcının ortalama 11.8 yıl boyunca takibiyle, plazma proteomik imzalarının yeni ortaya çıkan Amiyotrofik Lateral Skleroz (ALS) riskini öngörme potansiyelini araştırmıştır. Olink Explore platformu kullanılarak 2920 plazma proteini kantifiye edilmiş ve çok değişkenli Cox orantılı tehlikeler regresyonu ile ALS, C9-ALS ve non-C9-ALS ile ilişkili proteinler belirlenmiştir. Çalışma süresince 291 yeni ALS vakası (34'ü C9orf72 heksanükleotid tekrar genişlemesi taşıyıcısı) tespit edilmiştir. Dokuz proteinin tüm ALS tipleri için riskle ilişkili olduğu (FDR < 0.05) bulunmuştur: NEFL (HR: 2.897), CSRP3 (HR: 1.233), MYBPC1 (HR: 1.352), MEGF10 (HR: 1.744), MYOM3 (HR: 1.289) ve THBS4 (HR: 1.570) risk faktörleri olarak, EGFLAM (HR: 0.402), ITGAV (HR: 0.284) ve CD248 (HR: 0.573) ise koruyucu etkiler göstermiştir. NEFL (HR: 2.742) ve üç ek proteinin öncelikli olarak non-C9-ALS ile ilişkili olduğu, NEFL (HR: 4.403) ve COL5A1 (HR: 3.072)'in ise C9-ALS ile anlamlı ilişkiler gösterdiği saptanmıştır. Yaş ve cinsiyetle birleştirildiğinde, bu proteinler 3, 5 ve 10 yıllık ALS öngörüsünde 0.750'yi aşan Eğri Altı Alan (AUC) değerleri sağlamıştır. Ayrıca, yükselmiş NEFL seviyelerinin non-C9-ALS'nin daha erken başlangıcıyla ilişkili olduğu ve tanının yaklaşık 9.27 yıl öncesinden artmaya başladığı, klinik prezentasyondan 1-2 yıl önce zirveye ulaştığı gösterilmiştir. Yol analizi, kasla ilişkili, ekstraselüler matris, enerji metabolizması ve inflamatuar yolların patogenezde rol oynadığını düşündürmektedir. Bu bulgular, sporadik ve C9orf72 bağlantılı ALS formları için potansiyel yeni biyobelirteçleri ortaya çıkarmakta, erken ALS patogenezi anlayışımızı geliştirmekte ve hedefe yönelik tedavi stratejilerinin geliştirilmesi için bir temel sunmaktadır. Önemli Bulgular: Plazma proteinleri, ALS'nin klinik başlangıcından yıllar önce hastalığın riskini yüksek doğrulukla öngörebilmektedir. NEFL proteini, hem genel ALS hem de non-C9-ALS için güçlü bir risk faktörü ve erken dönemde yükselen bir biyobelirteç olarak öne çıkmaktadır; tanının yaklaşık 9 yıl öncesinden artış göstermektedir. C9orf72 ile ilişkili ALS (C9-ALS) ve ilişkili olmayan ALS (non-C9-ALS) formları için farklı plazma protein imzaları tespit edilmiştir, bu da hastalığın alt tiplerine özgü patogenez mekanizmalarına işaret etmektedir. Kasla ilişkili, ekstraselüler matris, enerji metabolizması ve inflamatuar yolların ALS patogenezinde önemli rol oynadığına dair kanıtlar bulunmuştur. Bu proteinler, erken teşhis, risk tabakalandırması ve hedefe yönelik tedavi stratejilerinin geliştirilmesi için potansiyel biyobelirteç adayları sunmaktadır.

BİLİMSEL ARAŞTIRMA
Araştırma
21 Ekim 2026

Nörolojik Hastalıklarda İnflamatuar Yanıtta Astrositlerin Rolü

Beynimizdeki astrosit adı verilen hücreler, eskiden sadece destekleyici olarak düşünülse de, aslında beyin iltihaplanmasında (nöroenflamasyon) çok öne...

Kaynak: MedComm Detaylar
BİLİMSEL ARAŞTIRMA
Araştırma
21 Ekim 2026

ALS'li ve Ev Tipi Mekanik Ventilasyon Uygulanan Hastaların Yaşam Sonu Bakımı: Ulusal Popülasyon Tabanlı DISCOVERY Çalışması

Bu çalışma, ALS hastalığı olan ve evde solunum cihazı (mekanik ventilasyon) kullanan kişilerin yaşamlarının son haftasında nasıl bir bakım aldıklarını...

Kaynak: Amyotrophic lateral sclerosis & frontotemporal degeneration Detaylar
BİLİMSEL ARAŞTIRMA
Araştırma
21 Ekim 2026

Charlevoix-Saguenay Otozomal Resesif Spastik Ataksisinde Sitoplazmik TDP-43 Birikimi

Bu çalışma, Charlevoix-Saguenay Otozomal Resesif Spastik Ataksisi (ARSACS) adı verilen nadir bir genetik beyin hastalığına sahip kişilerde önemli bir...

Kaynak: The Canadian journal of neurological sciences. Le journal canadien des sciences neurologiques Detaylar
Durduruldu
Klinik Çalışma
Güncelleme: 21 Ekim 2026

ALS Hastalarında Oral Edaravon Uygulamasının Etkinlik ve Güvenlilik Uzatma Çalışması

Bu klinik çalışma, ALS (Amiyotrofik Lateral Skleroz) hastalarında ağızdan alınan 'edaravon' adlı ilacın iki farklı dozunun güvenliğini ve hastalığın i...

Kaynak: Shionogi Detaylar
Henüz Başlamadı
Klinik Çalışma
Güncelleme: 21 Ekim 2026

BANYAN Çalışması: Nazal Foralumab’ın Güvenliğini, Biyobelirteç Aktivitesini ve Mikroglia Aktivasyonunu Değerlendiren Bir ALS MyMatch Çalışması

Bu klinik çalışma, ALS hastalarında burun spreyi şeklinde uygulanan 'foralumab' adlı ilacın güvenli olup olmadığını ve hastalar tarafından ne kadar ko...

Kaynak: Tiziana Life Sciences LTD Detaylar
Aktif, Kayıt Kapalı
Klinik Çalışma
Güncelleme: 21 Ekim 2026

ALS İçin Düzenleyici T Hücreleri

Bu çalışma, ALS hastaları için CK0803 adı verilen yeni bir ilacı araştırmaktadır. CK0803, göbek kordonundan elde edilen ve sinir hücrelerini destekley...

Kaynak: Cellenkos, Inc. Detaylar

Güncel Gelişmeler, Haberler ve Makaleler

Uluslararası ALS dernekleri, organizasyonlar ve ağlardan derlenen en son haberler, makaleler ve yayınlar.

Tümünü Gör
HABERLER
Haber
21 Ekim 2026

ALS'nin Bir Belirtisi Teşhisten 15 Yıl Öncesine Kadar Tespit Edilebilir

Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) hastalığına dair yapılan yeni bir açıklama, hastalığın tek bir belirtisinin, klinik teşhisten tam 15 yıla kadar erken...

Kaynak: ALS News Today Detaylar
HABERLER
Haber
12 Ekim 2026

Elektriksel Omurilik Stimülasyonu ALS Farelerinde Toksik Protein Kümelerini Azaltıyor

Yeni bir araştırma, ALS hastalarında görülen motor nöron hasarına yol açan toksik protein kümelerinin, elektriksel omurilik uyarımı (ESCS) ile önemli...

Kaynak: ALS News Today Detaylar
HABERLER
Haber
09 Ekim 2026

Deneysel Tedavi ALS'nin Nadir Görülen Genetik Formuna Sahip Bir Hastada Umut Vaat Ediyor

ALS'nin nadir görülen genetik bir türüne sahip bir hastada uygulanan deneysel bir tedavi, hastalığın ilerlemesini durdurarak umut verici sonuçlar göst...

Kaynak: ALS News Today Detaylar
HABERLER
Haber
08 Ekim 2026

Sean M. Healey & AMG Entegre ALS Bakım ve Araştırma Merkezi ile Dartmouth Geisel Tıp Fakültesi, VITALS Denemesine İlk Katılımcının Kaydedildiğini Duyurdu

Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) hastaları ve bakıcıları için yaşam kalitesini ve bakım sunumunu iyileştirmeyi amaçlayan çığır açıcı bir klinik deneme...

Kaynak: NEALS Detaylar
HABERLER
Haber
05 Ekim 2026

Coya Therapeutics, ALS Tedavisine Yönelik COYA 302'nin Faz 2/3 ALSTARS Çalışmasında Hasta Kaydının Tamamlandığını Duyurdu

Coya Therapeutics tarafından geliştirilen ve ALS'de nöroinflamasyonu çift yönlü olarak baskılamayı hedefleyen biyolojik kombinasyon tedavisi COYA 302'...

Kaynak: NEALS Detaylar
HABERLER
Haber
02 Ekim 2026

Deneysel ALS Tedavisini Test Eden Deneme İlk Bölümünü Tamamladı

MediciNova, ALS hastalarında test edilen deneysel oral tedavisi MN-166 (ibudilast) için yürütülen Faz 2b/3 COMBAT-ALS klinik çalışmasının plasebo kont...

Kaynak: ALS News Today Detaylar

Bilgilendirme Amaçlıdır

ALSHub platformunda sunulan bilgiler tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Araştırmalar ve klinik çalışmaların özetleri, yalnızca bilgiye erişimi kolaylaştırmak için sunulmaktadır. Herhangi bir tedavi değişikliği veya ilaç kullanımı için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Gelişmeleri Kaçırmayın

Yeni ALS araştırmaları ve klinik çalışmalardan haberdar olmak için abone olun.

Verileriniz gizlilik politikamız kapsamında korunur.